This Is A Custom Widget

This Sliding Bar can be switched on or off in theme options, and can take any widget you throw at it or even fill it with your custom HTML Code. Its perfect for grabbing the attention of your viewers. Choose between 1, 2, 3 or 4 columns, set the background color, widget divider color, activate transparency, a top border or fully disable it on desktop and mobile.

This Is A Custom Widget

This Sliding Bar can be switched on or off in theme options, and can take any widget you throw at it or even fill it with your custom HTML Code. Its perfect for grabbing the attention of your viewers. Choose between 1, 2, 3 or 4 columns, set the background color, widget divider color, activate transparency, a top border or fully disable it on desktop and mobile.

Ionia Medeniyeti

Anasayfa/Medeniyetler/Ionia Medeniyeti
Ionia Medeniyeti 2017-08-29T20:52:01+00:00

Project Description

Anadolu’ya İ.Ö. X. yüzyılın sonlarında gelmeye başlayan Ion göçmenlerinin ana yurdu Kuzey Peloponnesos’taki Argolis’ti.

Bölge, adını Küçük Asia’ya Orta Yunanistan’dan gelmiş ve Yunanca’nın farklı bir lehçesini konuşan Hint-Avrupalı göçmenlerden almıştır. Ion adı; eski doğu belgelerinde Υaman ya da Yawan biçiminde, Ionialılar ise Yaunap biçiminde geçmektedirler.[1]

Klasik Ionia genel olarak doğuda Lydia, güneyde Karia, kuzeyde de Aiolis bölgeleriyle komşudur; batısı ise tümüyle Ege denizi ile sınırlanmaktadır.[2] İzmir körfezinden Mandalya körfezine kadar uzanan ve Khios(Sakız) ile Samos (Sisam) adalarını da kapsayan bölge Ionia adını almıştır.[3] Bir başka deyişle Batı Anadolu’nun kıyı şeridindeki İzmir’in güneyinde ve batısında kalan bölgeyi kapsayan ve güneyde Menderes ırmağı ağzı bitişiğindeki yarımadayı içine almış olan anakara parçasına Ionia denir.[4]

Hellen uygarlığı, Anadolu’da M.Ö. 1050 sıralarında özellikle Ege’de ve belirli ölçüde yarımadanın güney kıyısında M.Ö. 650 tarihinden sonra Ion yayılışı şeklinde önce Karadeniz kıyılarında, kıyılarında, Hellenistik dönemde ise bütün yarımadada gelişmiştir. [5]

Ege göçü ile Batı Anadolu’ ya gelen Hellenler, Troas ve Lykia arasındaki kıyı şeridine ilginç bir sıralanma ile yerleştiler. Gerçekten haritaya baktığımızda Troas ile İzmir arasında Aiollerin, İzmir ile Miletos arasında Ionların, Miletos’un güneyinden Lykia’ya değin uzanan yörede de Dorların oturduğunu görürüz. Böylece Batı Anadolu’da Hellencenin her üç dil türünün birden, yani Aiol, Ion ve Dor adı ile anılan lehçelerinin temsil edilmiş olması ayrıca ilgi çekicidir.

Herodotos’un andığı 12 Ion kentinden Samos (Sisam) ve Khios (Sakız) dışında Miletos, Myus, Priene, Ephesos, Kolophon, Lebedos, Teos, Erythrai, Klazomenai gibi başta gelen merkezler İzmir ili’nin güney bölümüne ve Aydın ilimize yerleşmişlerdir.

Herodotos’un Aiol kenti olarak saydığı İzmir, Ion ve Aiol bölgelerinin birleştiği sınır üzerinde bulunuyordu. Bu nedenle eski İzmir, Aiol ve Ion lehçelerinin bir arada konuşulduğu kent idi. Phokaia (Foça) da M.Ö. 6. yüzyılın ortasına değin Aiol, daha sonra da Ion kenti olmuştur.[6]

Herodotos, “ Dünya’nın en güzel iklimi Ionia’dadır ” der. Ionia göz kamaştırıcı parlaklıkta bir uygarlık geliştirmiştir.

Dor istilasını izleyen ‘‘ Karanlık Çağ ’’dan Yunanistan’ın henüz kurtulamadığı bir sırada, Ionia kentleri Yunan yazını, bilimi ve felsefesinin temellerini atarlar.Yazın sanatının erken ürünlerinden yalnızca Homeros’un yapıtları günümüze ulaşmıştır.

Homeros’un doğum yeri ve tarihi, dahası varlığı uzun uzadıya tartışılmıştır. Bugün çoğunlukla İlias ve Odysseia adlı destanların İ.Ö. 8. yüzyılın ikinci yarısında bir ya da belki iki ozanca düzenlendiği veya derlendiği kabul edilmektedir. Antik yazarlar destanları Homeros’a bağlamakta ve onun bir Ionialı olduğunu belirtmektedirler; bazen Khios (Sakız) adası, ama çoğu kez Smyrna, yurdu olarak gösterilir.[7]

Bu destanların bazı Aiol lehçe elemanlarıyla karışmış Ion lehçesinde yazılmış olmaları gerek İliada gerek Odysseia’nın Ionia ile Aiolia’nın birleştiği sınır bölgesinde, yani aşağı yukarı İzmir dolaylarında vücut bulduğuna işaret eder.[8]

[1] Veli Sevin, Anadolu’ nun Tarihi Coğrafyası, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 2001, s. 81.

[2] Sevin, ss. 82–83.

[3] Mansel, s. 90.

[4] Umar, s. 1.

[5] Ekrem Akurgal, Anadolu Kültür Tarihi, Tübitak Yayınları, Ankara, 2005, s. 309.

[6] Akurgal, s. 310.

[7] George E. Bean, Eskiçağ’da Ege Bölgesi, çev. İnci Delemen, Arıon Yayınları, İstanbul, Ekim 1995, s. 3.

[8] Mansel, s. 130.